Başarılı Bir Mobil Uygulama Geliştirme için 10 İpucu

by Berçem Sultan Kaya
Mobil uygulama geliştirme ipuçları

Mobil uygulama geliştirme, son yılların en popüler girişimcilik alanlarından biri.

2008 yılında Apple, ilk iPhone cihazını çıkarmasından bir yıl sonra, App Store’u tanıtarak teknoloji alanında bir devrim gerçekleştirdi. Bu devrim, şaşırtıcı derece büyük bir hızla büyüyerek adeta mobil cihazlara bağlı yaşadığımız yepyeni bir yaşam tarzına adım atmamıza sebep oldu. Statista tarafından ağustos ayında yayınlanan verilere göre, dünya üzerinde 3,5 milyar akıllı telefon kullanıcısı var. Bu rakamın 2021’de 3,8 milyara çıkması bekleniyor. Akıllı telefon kullanımımızın ardında yatan ihtiyacı ise büyük oranda mobil uygulamalar yaratıyor. 

Şu an Play Stora’da yaklaşık 2,8 milyon, App Store’da ise yaklaşık 2 milyon uygulama bulunuyor. Bunları 700 bin uygulama ile Windows Store ve 450 bin ile Amazon App Store takip ediyor. Sonuç olarak, mobil uygulama kullanıcılarının dikkatini çekmek ve hayatları boyunca kullanacakları bir uygulama geliştirmek adına rekabetin büyük olduğu bir alana adım atmak gerekiyor. Ne yazık ki pek çok geliştirici bu alana adım attığı anda kayboluyor. Aslında belirli ipuçlarını takip ederek başarılı bir mobil uygulama geliştirme alanında sağlam adımlar atmanız mümkün.

Mobil uygulama çeşitliliği

Telefonda geçirilen zamanın büyük kısmını mobil uygulamalar oluşturuyor.

1. Motivasyon bulun, hangi soruna çözüm üretiyorsunuz?

İnsanlar sizin uygulamanızı neden kullansın? Öncelikle bu soruya bir cevap bulmanız gerekiyor. Diğer bir deyişle, bir motivasyon kaynağı bulmalısınız. Başarılı mobil uygulamalar, genellikle, insanların hayatını kolaylaştırmak ve bir ihtiyaca cevap vermek üzerine geliştiriliyor. Hatta bazıları, daha önce sahip olmadığımız yeni ihtiyaçlar yaratarak bunlara çözüm getirebiliyor (WhatsApp ile gelen hızlı ve kolay mesajlaşma ihtiyacı gibi).

Bir ihtiyacı gidermek konusunda en güzel örnek Getir uygulaması olabilir. Ufak tefek market alışverişlerini 24 saat kapınıza getirme vaadinde bulunan Getir, her ne kadar net bir hedef kitlenin, net bir sorununa çözüm üretiyormuş gibi görünse de yayınlandıktan sonra uzunca bir süre sadık bir kullanıcı kitlesine sahip olmayı başaramadı. Sizler de muhtemelen bir kere indirip daha sonra silmiş ya da hiç indirmemiş olabilirsiniz. Ancak, pandeminin başlamasıyla birlikte gelen sokağa çıkma kısıtlamaları ve sosyal mesafe gereklilikleri, pek çoğumuzun “markete gitme” rutinini “sipariş verme” ile değiştirmesine sebep oldu. Sonuç olarak, 7’den 70’e pek çok insan, uygulama üzerinden ekmek sipariş etmeye, kahvaltı hazırlarken eksikleri söylemeye ve 24 saat market alışverişinin çekiciliğinden faydalanmaya başladı. Getir ve muadili uygulamalar artık hayatımızın bir parçası oldu.

Siz de benzer bir uygulama geliştirmek için biraz pazar araştırması yaparak pazarda ne gibi açıklar olduğuna, insanların neye ihtiyaç duyduğuna bakabilirsiniz. 

2. Hedef kitlenizi belirleyin

Bir sorun ve bunu gidermek için ortaya konulacak bir çözüm ürettiniz. Peki, bu soruna sahip olan kişi kim? Uygulamanızı kim için tasarlayacaksınız? Aslında, bir uygulama geliştirirken öncelikle hedef kitlenizi bulup ardından o kitle için bir motivasyon belirleyebilirsiniz ki pazarlama alanında genellikle bu sıralamayla oluyor. Buna karşın, uygulama geliştirirken her şey bir fikirle başladığı için hedef kitleyi ikinci aşamada anlatmayı tercih ediyorum. 

Hedef kitlenizi belirlediğinizde; onlara nereden ve nasıl ulaşacağınızı belirleyebilir ve pazar ihtiyacını kontrol edebilirsiniz. Ayrıca, özellikle çok daha niş bir kitleye hitap edecek bir uygulama geliştirdiğinizde uygulamanızın özelliklerinin spesifik olarak bu kitleye hitap etmesini sağlayabilirsiniz.

Bunun için, cinsiyet, yaş, cinsel kimlik, şehir gibi tüm demografik verileri, alışkanlıkları, ve davranışları araştırarak bazı bilgiler toplayabilirsiniz. Kullanıcınızı tanımak sizin için bir yol haritası oluşturacaktır.

3. Rakip analizi yapın

Uygulamanızın rakipleri kim? Uygulama marketlerinde sizinkine benzer hangi uygulamalar var? Google Play veya App Store’a girip gerekli anahtar kelimelerle şöyle bir araştırma yaptığınızda sizinkine benzer uygulamaları kolaylıkla bulabilirsiniz. Yapılan yorumlara bakıp rakiplerinizi bizzat inceleyerek eksilerini ve artılarını keşfedin. Rakiplerinizin hatalarından ders çıkarın ve neleri, nasıl geliştirebileceğinizi belirleyin. 

Rakip analizi

Rakiplerinizi araştırın ve onların deneyimlerinden ders çıkarın.

4. Monetizasyon yöntemi belirleyin

Bir mobil uygulama geliştirme işine koyulduğunuzda bundan gelir elde etmeyi de illa ki isteyeceksiniz. Dünya genelinde pek çok geliştirici reklam tabanlı iş modelleriyle uygulamalardan para kazanmayı tercih ediyor. Ücretli uygulamalar, video reklamlar, oynanabilir reklemlar ya da uygulama içi satın alımlar en popülerleri olabilir. Ancak aralarından seçim yapabileceğiniz başka birçok iş modeli var.

Örneğin, çeşitli para kazanma yöntemleri içerisinden reklam tabanlı iş modelini kullanan mobil oyunlar, oyunculara reklam izlemeleri karşılığında ekstra canlar veya güçlendiriciler sağlıyor. Bu noktada, ihtiyaçlarınıza uygun olan modeli sizin belirleyip seçmeniz gerekiyor. 

5. Temel özellikleri planlayın

Uygulamanızı belirledikten sonra fikrinizi geliştirmek üzerine oturup çalışmaya başladınız. Belki de saat çok geç ve bir elinizde kahve ile ekip arkadaşlarınızla uzun uzadıya tartışıyorsunuz. Herkes çok heyecanlı. Biri, “Kullanıcılar profil oluştursun,” diye fikir ortaya atıyor. Biri, “Sohbet de edebilsinler,” diyor. “E, bu özellikler varsa, arkadaş olarak da ekleyebilsinler birbirlerini.” “E, hadi madem fotoğraf da yüklensin,” “Durum güncellemesi de olsun,” “Konum bildirimi de yapsınlar,” “Video da çeksinler,” “Hatta yemek sipariş etsinler!”

Şimdi, bu noktada biraz durun. Uygulamanız için bir sürü harika fikriniz olabilir, ancak öncelikle odaklanıp temel özelliklerinizi belirlemeniz gerekiyor. Instagram ilk çıkarıldığında basit bir fotoğraf filtreleme ve paylaşma uygulamasıydı. Yıllar içerisinde yapılan güncellemelerle Facebook ve daha nicelerinin yerini tutan bir sosyal medya uygulaması haline geldi. 

Fikrinizin özünü unutmayın. Kullanıcıların sorunlarını en basit şekilde çözmeyi amaçlayın. Uygulamanızın temel amacına odaklanıp onun üzerinde çalışın. Diğer özellikleri zamanla eklersiniz.

6. iOS ve Android uygulama geliştirme

Spesifik olarak belirli bir işletim sistemi kullanan insanları hedeflemiyorsanız, farklı işletim sistemlerine uygulamanızı entegre etmeniz elbette daha fazla kişiye ulaşmanızı sağlayacaktır. Hedef kitleniz içerisinde hem iOS hem Android kullanıcıları olacak. Bu sebeple, her iki işletim sisteminde sorunsuz çalışan bir uygulama geliştirin. Bunun yanı sıra, akıllı telefon, tablet, bilgisayar ve belki televizyon gibi çeşitli platformlarda nasıl çalıştığını test edebilirsiniz. 

Belirli bir platform ya da cihaz tercih edecekseniz, pil ömrü, sağlamlık, kapsam, cihaz desteği, performans ve diğer özellikleri araştırarak seçtiğiniz cihazda sorunsuz çalışan bir uygulama geliştireceğinizden emin olun.

Arayüz tasarımı

Sade ve kolay anlaşılabilir bir arayüz tasarlayın.

7. Kolay bir arayüz, iyi bir UX / UI 

Tasarım, pazardaki bir uygulamanın başarısından sorumlu olan bir başka önemli faktördür. Unutmayın ki iyi bir UI-UX, iyi keşfedilebilirlik anlamına gelir. Kullanıcılar mobil uygulamaların basit bir arayüze sahip olmasını ister. Bugün piyasada binlerce uygulama var ve bunların pek çoğu bir süre kullanıldıktan sonra terk ediliyor. Uygulamanızın zihinde anında bir etki yaratabilmesi, kullanıcıların uygulama içerisinde kaybolmaması, iyi hissetmesi gerekmektedir.

8. Prototip geliştirme

Prototip geliştirme için, fikrinizi alıp bazı temel işlevleri olan bir uygulamaya dönüştürme süreci diyebiliriz.  Bir prototip, fikrinizi artık somut bir şekilde ortaya koyarak potansiyel alıcılara tanıtmanızı oldukça kolaylaştırır.  Yatırımcıları çekmek, üreticilerle çalışmak ve lisans sahipleri bulmak açısından prototip geliştirmeniz oldukça önemli.  Bunun yanı sıra, bu süreçte uygulamanızı test ettirebilir ve nelerin, nasıl geliştirilmesi gerektiği konusunda geri bildirim alabilirsiniz. 

Beta testleri, hedef müşterilerinizden geri bildirim almak için çok önemli bir fırsat olmasının yanı sıra, uygulama mağazasındaki görünürlüğünüzü de artıracaktır.  

9. Pazarlama teknikleri geliştirin

Hiç uygulama mağazasında rastgele bir keşfe çıktınız mı? Öyle ilginç uygulamalarla karşılaşıyorsunuz ki şaşmamak elde değil. Artık insanlar internetten aldıkları basit bir eğitimle bile kısa zamanda mobil uygulama geliştiricisi haline gelebiliyor. Tabii, geliştirilen uygulamaların bir kısmı yüzüne bakılacak halde değil; ancak pazarda, gerçekten iyi olmasına karşın düşük indirilmelere sahip pek çok uygulama da mevcut.

Uygulamanızı geliştirdikten sonra kitlenize ulaşmak ve mesajınızı iletmek için mesai ve para harcamanız gerekiyor. İkinci maddede belirtmiş olduğum gibi hedef kitlenizi belirlediğinizde ve tanıdığınızda, onlara nasıl ulaşacağınızı da keşfetmiş oluyorsunuz. Başarılı bir pazarlama çalışması için süreci lansman öncesi, lansman ve lansman sonrası şeklinde planlayabilirsiniz.

Geri bildirim

Uygulamanızı yayınladıktan sonra, kullanıcı geri bildirimlerine göre güncellemelere devam edin.

10. Geri bildirimleri dinleyin, güncellemeler yapın

İyi bir fikri, başarılı bir şekilde hayata geçirdiniz. Doğru bir şekilde pazarlayıp başlangıç için iyi bir kullanıcı sayısına sahip oldunuz. Peki, her şey burada bitti mi? Şimdi geriye yaslanıp olacakları mı izleyeceğiz? Tabii ki hayır. Uygulamanızın başarılı olmasının son ama önemli püf noktası geri bildirimlere dayalı güncellemeler yapmaktır.

Uygulamanızı yayınladıktan sonra da üzerinde iyileştirmeler yapmaya devam edin, hataları düzeltin. 

Apple ve Google’ın işletim sistemlerinin güncellediğini göz önünde bulundurarak en son çıkan işletim sistemi ile uyumlu olmaya dikkat edin. Uygulamanızın cihaz hafızasında kapladığı alanı takip edin. Performans ve güvenlik gibi konuları düzenli kontrol edin.

Uygulamanızın başarısını ölçecek net KPI’lar tanımlayın. Kullanıcılara ne düşündüklerini sormak için bir geri bildirim formu veya bir NPS istemi uygulamayı düşünün. 

Bu aşamada, App Annie veya Google Analytics gibi  bazı mobil uygulama analiz platformları işinizi oldukça kolaylaştırabilir. 

Bunlarla birlikte, beta sürecinden başlayarak kullanıcıların yorumlarını dikkate alın. Nelerden rahatsız olduklarını, neleri sevdiklerini ya da ne gibi yeni özellikler beklediklerini not edin. Kullanıcılarınızın istek ve şikayetlerine dönüş yapmanız ve sorunları çözmeniz uygulama mağazalarında puanınızın artmasını sağlayacağı gibi daha fazla sadık bir kitleye sahip olmanıza da yardımcı olacaktır.

Herkesin elinde mobil uygulama geliştirme fırsatı var

Doğrusu günümüzde, mobil uygulama geliştirme için elinizde bir fikir olması yeterli. Teknik konuda yeterli bilginiz yoksa mühendisler ve tasarımcılarla çalışabilir, kaynağınız yoksa bir yatırımcı bulabilirsiniz. Ancak nihayetinde başarılı bir uygulama oluşturmak için emek harcamanız gerekmekte.

Neyse ki eksik olduğunuz noktalarda kendinizi geliştirmenize olanak sağlayacak pek çok eğitim kaynağı mevcut. Konunun meraklıları kısa bir eğitimin ardından iOS ve Android uygulama geliştirme hakkında bilgi sahibi olabiliyor. Teknolojinin de her geçen gün daha erişilebilir olması, bu alanda daha kolay hareket edilmesini sağlıyor.

Sonuç olarak, bir fikriniz varsa geriye kalan tek şey bunu hayata geçirmek.

Related Posts