Career in Games #1: Stüdyo ve geliştiriciler için PC oyun sektörüne dair ipuçları

Mobidictum Career in Games etkinliğimizde sektöre dair birçok konuyu ele aldık. Birbirinden değerli panelistler, PC oyun sektörü için stüdyo ve geliştiricilere dair konuları ele alarak ipuçları verdi.
pc oyun sektörü panel
Panelistler, PC oyun sektörüne dair birçok ipuçları paylaştı.

Mobidictum olarak ilk Career in Games etkinliğimizi gerçekleştirdik! Etkinliğimizde çok değerli isimleri misafir ettik ve sektöre dair birçok konuyu ele aldık. Etkinliğimizdeki panellerden bir diğerinde Metaverse Game Studios’tan Erkan Bayol, Gathering Tree’den İbrahim Yıldırım ve Cultic Games’ten Can Oral PC oyun sektörüne dair konuları ele aldı.

Oyun sektörü hızla büyüyor ve bu durum birtakım soruları beraberinde getiriyor. Oyun geliştirici şirketler yetenekli işgücü bulmakta zorlanırken, hyper-casual geliştirici ekipler PC tarafına kaymak isteyebiliyorlar. Diğer yandan küresel yapısı sebebi ile birçok oyun şirketi uluslararası faaliyet gösteriyor ve birçok millet ve kültürden insanları bir arada istihdam ediyor. İşte bütün bu konular ile ilgili olarak değerli panelistlerimiz görüşlerini paylaşıyorlar.

Uzaktan (remote) çalışma oyun stüdyolarının nitelikli iş gücü bulabilmesine yardımcı olur mu?

Pandemi ile birlikte, uzaktan (remote) çalışma konusu bir hayli kullanışlı ve yaygın bir çözüm haline geldi. Dijital dünyada insanlar aynı ortamda bulunmadan da ürünlerini geliştirebilirler. Eğlence sektörünün lider başlığı haline gelen oyunlar için de durum böyle. Oyun geliştiriciler, son kullanıcıya ulaşmadan önce birçok aşamadan geçmesi gereken oyunlar üzerinde artık evlerinden çalışabiliyorlar. Bu da fiziksel sınırların ortadan kalmasına sebep oluyor. Uzaktan çalışma ile birlikte şirketler dünyanın farklı yerlerindeki yeteneklere daha rahat ulaşabiliyorlar.

Peki uzaktan çalışma yöntemi sayesinde oyun şirketlerinin yetenekli işgücü bulma sorunu çözülebilir mi? Uzaktan çalışma kültürü çalışanlar için bir avantaj mı? Konuyla ilgili olarak Cultic Games’ten Can Oral şunları dile getiriyor:

“Kendi iş sistemimiz ile COVID-19 öncesi de uzaktan çalışma modelini kullanıyorduk. Özellikle sanat tasarımı yapan insanlar ile zaten uzaktan ‘freelance’ bir şekilde çalışmıştım. Bu sistem oyun sektörü için yeni sayılmaz. Daha önce çeşitli online platformlarda insanlar bir araya geliyor ve bu şekilde çalışmaya başlıyorlardı.”

Konu dijital oyun olduğunda, birbirinden uzak insanların bir şekilde iletişim kurarak beraber çalıştıkları aşikar. Can Oral, bu iletişim ağını “neredeyse internetin kendisi kadar” eski bir sistem olarak değerlendiriyor.

Bir diğer panelistimiz Gathering Tree’den İbrahim Yıldırım şu görüşlerini ekliyor:

“Can Oral’ın da belirttiği gibi biz daha önceden de insanlarla uzaktan çalışıyorduk. Zaten varolan birtakım şeyler pandemi ile birlikte çok normalleşti. Pandeminin etkisi azalmış olsa bile ekibimizin bir kısmı evinden çalışıyor. Uzaktan çalışma normalleşiyor ama riskleri iyi yönetmek lazım.”

Risk ve iş yönetimi konusunda şirketlerin kullanabileceği bir takım yardımcı iş yönetim platformları var. Uzaktan çalışma ile birlikte iş denetiminin bu gibi platformlardan yapılabileceğini belirten Yıldırım, uzaktan çalışma ile gelen sorunların bu sayede çözülebileceğini dile getiriyor ve ekliyor:

“Beyaz tahtanın aurası bambaşka tabii. Ama bence, uzaktan çalışma artık ‘yeni normal’ olacak. Diğer yandan, dönem dönem bir araya gelmek, yüz yüze beyin fırtınaları yapmak ve insan ilişkilerini sıcak tutmak da önemli. Ben başarılı oyunların beynin hızlı çalışmasından ziyade empati, iletişim ve ince detaylar sayesinde ortaya çıktığına inanıyorum.”

Erkan Bayol, birden fazla kültürden insanları bir arada çalıştıran şirketler için uzaktan çalışma modelinin birçok sorunu çözdüğünü söylüyor. Diğer yandan bu modelin kendine has zorluklarını da şöyle anlatıyor:

“Ekibimiz ilk günden beri hep uluslararası idi. Biz ilk günlerimizden bu yana uzaktan çalışma modelini kullanıyorduk. Ne kadar profesyonel bir ortam yaratmış olsak da bizim ofisimiz Discord diyebilirim. Bunun saat farkı gibi zorlukları da var. Örneğin Amerika’daki arkadaşlar ile Türkiye’dekileri senkronize etmek gerekiyor. Sıkça birlikte çalışması gereken ekip arkadaşlarının farklı zaman dilimlerde olması sorun olabiliyor ama bu sorunlar bir şekilde çözülüyor.”

Sonuç olarak, görece küçük yada büyük olması farketmeksizin oyun stüdyolarının uzaktan çalışmaya bir şekilde adapte olduğunu söyleyebiliriz. Dijital dünyanın kara sınırlarına bağlı olmaması, dijital dünyada çalışırken aynı yerde olmayı da her zaman gerektirmiyor. Anlaşılacağı üzere oyun şirketleri uzaktan çalışma modelini de zaten uzun zamandır kullanıyordu.

Oyun dünyasının birincil dili olan İngilizceyi iyi bilen oyun sektörü çalışanları için de uzaktan çalışma bir avantaj olabilir. Bulundukları ülkeye bağlı kalmadan istedikleri yerde iş bulma şansları vardır. Günümüzde birçok oyun şirketi halihazırda uzaktan çalışma sistemi ile faaliyet göstermektedir. Diğer yandan çalışanlar için rekabetin arttığını da söylemek lazım. Dünyanın her yerinden insanlar bu avantaja sahip olduğu için rekabet de sert olacaktır.

Hyper-casual’dan PC oyunlarına geçmek

Hyper-casual türünün PC oyunlarına nazaran daha kolay geliştirilebilir olması sebebiyle geliştiriciler hyper-casual ile başlayıp pc platformuna doğru ilerlemek isteyebiliyorlar. Peki hyper-casual’den PC oyunlarına geçmek mümkün mü? Ne gibi zorluklar söz konusu?

Hyper-casual oyunlar kısa sürede yüksek gelir üretebilme potansiyeline sahip. Bu potansiyeli kullanarak para kazanıp pc oyunu geliştirmek isteyen geliştiriciler var. Burada dikkat edilmesi gereken bir takı noktalar var. Hyper-casual oyunlar kısa sürede gelir elde edebilir fakat bu türdeki rekabet de çok sert. Hedeflerine ulaşarak çok paralar kazanan hyper-casual oyunlar olduğu gibi diğerleri arasında kaybolup giden birçok oyun da mevcut.

Konuyla ilgili olarak Erkan Bayol bazı hyper-casual geliştiricilerin yeterli parayı bulduktan sonra PC oyunu geliştirmek istediklerini ve bu konuda sorular sorduklarını belirtiyor. PC oyunu geliştirmek için çözülmesi gereken tek sorunun para olmadığının da altını çiziyor.

Konuyla ilgili olarak Can Oral şu yorumları yapıyor:

“Varsayımsal olarak bu mümkün. İstatiksel olarak baktığımızda ise başarılı örnek çok az. Sadece Türkiye’de değil, Avrupa ve Amerika’da da hyper-casual ve diğer oyun sektörleri oldukça farklı. Dolayısı ile bu geçiş istatiksel olarak oldukça zor görünüyor. Elbette ki çok az sayıda da olsa başarıya ulaşanlar olabilir.”

Hyper-casual oyun geliştirmiş ama istediği başarıya ulaşamamış ekiplerin PC oyun sektöründe başarı göstermesinin istatiksel olarak çok zor olduğunu ekleyen Oral şöyle devam ediyor:

“Hyper-casual’da dahi, yani örneğin yaklaşık beş aylık bir prodüksiyonda dahi tutunamamış bir ekip, bu moral kaybı ile üç yıllık bir prodüksiyonda nasıl tutunabilir? Bu bana çok olası gelmiyor. Eğer ekip hyper-casual’da başarılı olmuşsa bu kez bir döngü başlamış olacak. İlk oyunları ile başarıya ulaşan ekip yeni teşvikler ve yatırımlar alacak ve bir oyun daha yapması istenecek. Bu durumda da ekiplere para tatlı gelebilir. Bu süreç ilerlerken bir de bakmışsınız yıllar geçmiş. Yani başarılı hyper-casual geliştiriciler için de olası gelmiyor. Elbette imkansız değil, ama gözlemlere dayanan genel resim bu.”

Oyun sektöründe çalışanlar için birçok yeni iş imkanının olmasının bir sebebi olarak oyun şirketleri arasındaki rekabet gösterilebilir. Büyüyen pazardan daha fazla pay almak isteyen oyun şirketleri yeni yetenekler kazanarak faaliyetlerini büyütme eğilimi gösteriyorlar. Bir oyun sektörü çalışanı için bu verimli bir ortam olabilir fakat bağımsız bir geliştirici olarak bu şirketlerin arasında girdiğiniz zaman kendinizi çok küçük hissedebilirsiniz.

İbrahim Yıldırım şu eklemeleri yapıyor:

“Sektördeki dev şirketlerin birçoğu PC ve konsol tarafındalar. Görünüşe göre, bağımsız ekipler mobil oyunlardan para kazanamıyor. Mobilde, yedi haneli sayılara ulaşan reklam bütçeniz yoksa görünürlük sağlamanız çok zor. Devasa şirketler altında ezilmeniz çok olası bir durum.”

Yıldırım, PC oyun geliştiricilerinin sıkı bir çalışma yapması gerektiğinin altını çiziyor. PC oyunları ile mobil oyunlar arasında teknik, tasarım ve iş planı açılarından birçok farklılık var. Uzun yıllarını PC’de veya mobil sektörde geçirmiş geliştiricilerin bu farklara adapte olması genelde kolay olmuyor. Bu açıdan bakıldığında yeni oyun geliştiricilerin en başta çalışmak istediği platformu seçerek burada uzmanlaşması daha iyi bir seçenek gibi görünüyor.

5 dakikada sektörü yakala

Oyun dünyasının gündemini, son raporları ve özel içeriklerini her hafta e-posta kutunuza gönderiyoruz.

    Almak istediğiniz bültenleri seçin:

    Spam yok, dilediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

    Related Posts
    ses motorları
    Read More

    Oyunda Ses Motorları

    Video oyunları, çıktığı günden beri oyuncuyla görsel bir etkileşim halinde. Sesin ise interaktif şekilde oyunlara dahil olması, 1978’de…
    Read More

    Career in Games #1: Panteon’da oyun geliştirici olmak

    Mobidictum Career in Games etkinliğimizde sektöre dair birçok konuyu ele aldık. Panteon'dan İlknur Ercan ve Uğur Çakmakçıoğlu, oyun tasarımcılığı ve oyun sektöründe işe alım ile ilgili değerli tecrübelerini etkinliğimizde paylaştı.